
Psikoloji Doktorantı, Uzman Psikolog, Sosyolog ve Aile Danışmanı Çiğdem URGANCI, İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji Tezli Yüksek Lisans ve İstanbul Üniversitesi Aile Danışmanlığı programlarından mezun olmuş olup, çocuk ve ergenlerle uzun yıllara dayanan deneyimiyle bireysel danışmanlık çalışmalarını sürdürmektedir.
10 yılı aşkın süredir binlerce çocuk, ergen ve aileyle çalışarak; duygusal, davranışsal ve gelişimsel alanlarda kapsamlı destek sağlamıştır.
İstanbul Bahçeşehir’de bulunan ofisinde; çocuklarda görülen duygusal, bilişsel ve davranışsal zorluklar, okul uyum problemleri, dikkat eksikliği, kaygı, sınav kaygıları, kardeş kıskançlığı, ergenlik dönemi çatışmaları ve aile içi iletişim sorunları gibi pek çok alanda profesyonel psikolojik danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Her çocuğun ve ailenin kendine özgü bir yapıya sahip olduğu anlayışıyla; güvenli, empatik ve bilimsel temelli bir yaklaşım benimsemekte, danışanlarına sürdürülebilir çözümlerle rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.

SEVGİLİ ANNELER;
ÇOCUK ve ERGENLERDE ÖFKE, KAYGI, SINAV KAYGISI, KARDEŞ KISKANÇLIĞI, ALT ISLATMA, SINIR İHLALİ, AKRAN ZORBALIĞI, DİJİTAL BAĞIMLILIK GİBİ BİRÇOK OLUMSUZ DAVRANIŞI NASIL YUMUŞATABİLİR VE EVLADINIZLA İLİŞKİNİZİ NASIL GÜÇLENDİREBİLİRSİNİZ ?
Bir çocuk ya da ergen çoğu zaman duygusal olarak zorlandığında sadece davranışı değişmez…
Aile içindeki ilişki dili, duygusal atmosfer ve temas biçimi de değişime ihtiyaç duyar.
Ve bu değişim sağlandığında çocuk hızla rahatlar ve iyileşir.
Yıllardır çocuklar, ergenler ve ailelerle yaptığım çalışmalarda şunu çok net gördüm ki:
Davranışlar çoğu zaman ilişkiden beslenir.
Bu nedenle aşağıdaki öneriler, sahada defalarca işe yaramış, uygulanabilir ve pratik yaklaşımlardır.
🌿 1. OLUMLUYU GÖRÜN ve BÜYÜTÜN
🌿 2. ELEŞTİRİ YERİNE KİMLİK İNŞA EDİN
“Sen çok düşüncelisin.”
“Sen sorumluluk alabilen bir çocuksun.”
“Sana güveniyorum.” gibi...
Çocuklar çoğu zaman kendilerine nasıl hitap edilirse öyle olmaya ve o kimliğe yaklaşmaya yatkındırlar.
🌿 3. KIYASLAMAYI TAMAMEN BIRAKIN
🌿 4. SEÇİM HAKKI VERİN, KONTROL ETMEYİN KATILIMINI SAĞLAYIN
“Ben değerliyim ve karar verebilirim.”
🌿 5. SADECE GÖZÜNÜN İÇİNE BAKARAK ÖZVERİ İLE DİNLEYİN HEMEN ÇÖZMEYE ÇALIŞMAYIN
🌿 6. SORUMLULUK VERİN BAŞARISINI GÖRÜN
“Ben yapabiliyorum" inancı pekişir.
🌿 7. DUYGUSUNU KABUL EDİN VE HAK VERİN
Duygu görülmeden davranış değişmez.
🌿 8. CEZA-ÖDEŞME DÖNGÜSÜNE GİRMEYİN
Bunun yerine:
Çocuğunuzu sadece ve sadece vicdanı ile terbiye edebileceğinizi unutmayın.
Siz gürültü yapmayın ki o da vicdanının sesini duyabilsin ve doğru davranışı edinebilsin.
Aksi halde mahcubiyet duvarı yıkılır ve çocuk hissizleşir duyarsızlaşır.
🌿 9. TEMASI VE GÜVENİ ARTIRIN
🌿 10. ÇATIŞMAYI AZALTIN İLİŞKİYİ BÜYÜTÜN
🌿 11. SINIR&ŞEFKAT DENGESİNİ KURUN
🌿 12. EN GÜÇLÜ MESAJ
“Sana güveniyorum”
Bu cümleler davranıştan daha güçlü bir düzenleyicidir.
🌿 SON SÖZ
Bu yaklaşım uygulandığında sadece çocuklar değil, anne-babalar da hafifler.
Ve ilişki yeniden nefes almaya başlar...
Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.
Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.
Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız,
İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Sabır ve kolaylıklar dilerim
Sevgiyle
ÇİĞDEM URGANCI
PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI
AİLE DANIŞMANI

Çocuğun Öfkesini Anlamak, İlişkiyi Güçlendirmek ve Kalbi İyileştirmek..
🌿 ÇOCUK DAVRANIŞLARIYLA DEĞİL,
duygusuyla konuşur
Bir çocuk:
* bağırdığında,
* öfkelendiğinde,
* ters davrandığında,
çoğu zaman “kötü davranmak” için yapmaz.
Aslında şunu demeye çalışır:
* “Beni gör.”
* “Beni duy.”
* “İçimde bir şeyler iyi değil.”
Çocukların dili bazen kelime değildir.
Davranıştır.
Bu yüzden ilk adım her zaman şudur:
Davranışın arkasındaki duyguyu görmek
🌿 İLİŞKİ DEĞİŞİRSE DAVRANIŞ DA DEĞİŞİR
Yıllardır şunu defalarca gördüm:
Aynı çocuk…
Aynı ev…
Ama farklı bir iletişim diliyle bambaşka bir sonuç.
Çünkü çocuk:
* eleştiriyle küçülür,
* kıyasla kırılır,
* bağırışla kapanır,
* ama şefkatle açılır.
Bir çocuk kendini güvende hissettiğinde
davranışlarını yeniden düzenlemeye başlar.
🌿 EN BÜYÜK İHTİYAÇ GÖRÜLMEK ve KABUL EDİLMEK
Çocuk için en zor şeylerden biri şudur:
Sürekli “düzeltilmek”.
Oysa çocuk önce düzeltilmeyi değil,
anlaşılmayı ister.
Bu yüzden:
* “Neden böyle yaptın?” yerine
“Seni buna iten ne oldu?” demek
çok şeyi değiştirir.
🌿 SINIR SEVGİNİN KARŞITI DEĞİL, TAMAMLAYICISIDIR
Çocuğa sevgi göstermek kadar
net ve sakin sınırlar koymak da önemlidir.
Ama sınır:
* bağırarak değil,
* korkutarak değil,
* tehdit ederek değil,
sakin bir kararlılıkla konulmalıdır.
Çocuk şunu hissetmelidir:
“Beni seviyor ama beni yönetmiyor. Bana güvenli bir alan çiziyor.”
🌿 ELEŞTİRİ DEĞİL, KİMLİK İNŞA EDEN DİL
Çocuklara sürekli:
* “yaramaz”
* “inatçı”
* “sorumsuz”
demek, onların iç dünyasında iz bırakır.
Ama:
* “sorumluluk alabilen”
* “çabalayan”
* “iyi niyetli”
* “değerli”
gibi cümleler çocuğun kimliğini şekillendirir.
Çocuklar çoğu zaman
kendilerine ne söylendiyse ona dönüşürler.
🌿 GÜÇ SAVAŞINA GİRMEYİN
Bazı dönemlerde çocukla sürekli mücadele etmek yerine
ilişkiyi korumak çok daha önemlidir.
Çünkü güç savaşında:
* ebeveyn kazanırsa ilişki kaybedebilir,
* çocuk kazanırsa sınırlar kaybolabilir.
Ama asıl hedef kazanmak değil,
bağ kurabilmektir.
🌿 ÇOÇUĞU SÜREKLİ YÖNETMEK YERİNE EŞLİK EDİN
Her şeye müdahale etmek yerine:
* eşlik etmek,
* rehberlik etmek,
* alan açmak
çok daha sağlıklı bir gelişim sağlar.
Çocuk:
“Bana güveniliyor” duygusunu hissettiğinde
sorumluluk almaya başlar.
🌿 KÜÇÜK SEÇİMLER BÜYÜK ÖZGÜVEN ÜRETİR
Günlük hayatta:
* “Bunu mu istersin, onu mu?”
* “Sen nasıl istersen?”
* “Birlikte karar verelim”
gibi cümleler çocuğa şunu öğretir:
“Ben değerliyim ve fikrim var.”
🌿 ÖFKE ANI BİR SAVAŞ DEĞİL BİR ÇAĞRIDIR
Çocuk öfkelendiğinde:
* bağırmak,
* açıklama yapmak,
* ders vermek
çoğu zaman işe yaramaz.
O anda çocuk şuna ihtiyaç duyar:
* sakin bir ses
* kısa bir cümle
* güvenli bir varlık
“Şu an çok öfkelisin, konuşmak istersen buradayım.”
Bazen bu kadar basit bir cümle
bir çocuğun iç dünyasını yumuşatabilir.
🌿 ÖFKE YÖNETİMİNDE ORTAK GÖRÜLEN TEMEL YAKLAŞIM
Farklı uzmanlık yaklaşımlarında ortaklaşan en önemli nokta şudur:
Öfke bastırılması gereken bir davranış değil, düzenlenmesi gereken bir duygudur.
Bu süreçte özellikle şu ilkeler öne çıkar:
* Çocuğun duygusunu önce sakinleştirmek
* Ebeveynin kendi duygusunu kontrol etmesi
* Öfke anında uzun açıklama yerine kısa ve net cümleler kullanmak
* Nefes, duraklama ve sessizlikle ortamı yumuşatmak
* Çocuğu değil, davranışı hedef almak
* Güç savaşına girmeden sınır koyabilmek
Bazı çocuklarda özellikle tetikleyici anları fark etmek not etmek ve bu anlarda daha az söz, daha çok sakinlik ile yaklaşmak oldukça etkilidir.
Öfke anı çoğu zaman bir “kontrol etme anı” değil, bir “bağ kurma ihtiyacı” anıdır.
🌿 EN ÖNEMLİ ŞEY: DUYGUSAL GÜVEN
Çocuklar için en temel ihtiyaç şudur:
“Ben bu evde kabul ediliyorum.”
Kabul gören çocuk:
* daha az saldırır,
* daha çok anlatır,
* daha çok bağ kurar.
🌿 PRATİK ANNE-BABA UYGULAMALARI
✔ Her gün en az 1 olumlu davranışı fark edin ve söyleyin
✔ Kıyaslamayı tamamen bırakın
✔ Günlük küçük seçimler verin
✔ Tartışma yerine önce dinleyin
✔ Ceza yerine sakin sınır koyun
✔ Öfke anında kısa ve sakin konuşun
✔ Sarılmayı ve teması artırın
✔ Sorumluluk verin ve takdir edin
✔ “Sana güveniyorum” cümlesini sık kullanın
✔ Eleştiri yerine yönlendiren dil kullanın
🌿 SON SÖZ
Çocuklar mükemmel anne-baba istemez.
Ama duygusal olarak yanında duran, onu görebilen, anlayabilen anne-baba ister.
Ve çoğu çocuk aslında şunu duymak ister:
“Ne olursa olsun,
sen bizim çocuğumuzsun
ve biz seni anlamaya çalışıyoruz.”
İşte iyileşme tam da burada başlar.
Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ve çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.
Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.
Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız,
İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Sabır ve kolaylıklar dilerim
Sevgiyle
ÇİĞDEM URGANCI
PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI
AİLE DANIŞMANI

ÇOCUK VE ERGENDE KAYGI, ANKSİYETE VE SINAV KAYGISINI YÖNETMEK
🌿LGS ve YKS Sürecinde Anne-Baba Rehberi...
Sınav dönemleri sadece çocuklar için değil, aileler için de yoğun bir duygusal süreçtir.
🌿LGS ve YKS yaklaşırken evin içinde çoğu zaman şu tablo oluşur:
• artan gerginlik
• yetişecek mi?” kaygısı
• sürekli uyarı hali
• çocukta kaçınma ya da öfke
• ailede sabırsızlık
Oysa kaygı, doğru yönetildiğinde düşman değil; yönlendirici bir duygudur.
Sorun kaygının varlığı değil, onunla kurulan ilişkidir.
🌿 KAYGIYI BASTIRMAK DEĞİL ANLAMAK GEREKİR
Çocuklarda ve ergenlerde sınav kaygısı çoğu zaman:
• başarısız olma korkusu
• ailesini hayal kırıklığına uğratma endişesi
• kendine güven eksikliği
• geçmiş olumsuz deneyimler
• aşırı beklenti baskısı
ile beslenir.
Bu nedenle ilk adım şudur:
Kaygıyı yok etmeye değil, anlamaya çalışmak.
“Bu çocuk neden kaygılanıyor?” sorusu, çözümün kapısını açar.
🌿 GÜVENLİ İLİŞKİ KAYGININ PANZEHİRİDİR
Kaygılı çocuk en çok şuna ihtiyaç duyar:
“Ben güvendeyim.”
Çocuğun sürekli:
• eleştirildiği
• kıyaslandığı
• baskı hissettiği
bir ortamda kaygı azalmaz, artar.
Bu nedenle aile içindeki dil çok belirleyicidir:
• “Yapamazsın” yerine → “Beraber bakalım nasıl yapabiliriz”
• “Neden çalışmadın?” yerine → “Seni ne zorladı?”
🌿 ÇOCUĞUN DUYGUSUNU REGÜLE ETMEDEN DAVRANIŞI DÜZELTMEYE ÇALIŞMAYIN
Sınav kaygısında en kritik hata şudur:
Sadece çalışma düzenine odaklanmak.
Oysa çocuk kaygılıysa:
• dikkat dağılır
• öğrenme zorlaşır
• kaçınma artar
Bu yüzden önce:
• sakinleştirme
• güven verme
• duyguyu anlama
sonra akademik düzen kurmak gerekir.
🌿 EBEVEYNİN KAYGISI ÇOCUĞA BULAŞIR
Sınav dönemlerinde en sık görülen durum:
“Çocuk kaygılı değil, ebeveyn kaygılı.”
Sürekli:
• kontrol etmek
• hatırlatmak
• uyarıda bulunmak
çocuğun iç dünyasında baskı hissi oluşturur.
Ebeveynin sakinliği, çocuğun regülasyonudur.
🌿 SINAVI KİMLİK MESELESİ HALİNE GETİRMEYİN
Çocuğun başarısı:
• değeri değildir
• kişiliği değildir
• sevgiyi hak etme kriteri değildir
Sınavın aşırı anlam kazanması kaygıyı büyütür.
Çocuğun duyması gereken en önemli mesaj:
“Sonuç ne olursa olsun, sen değerlisin.”
🌿 KÜÇÜK DÜZENLER BÜYÜK RAHATLAMA SAĞLAR
Kaygılı çocuklarda en iyi çalışan sistemlerden biri:
• net ama yumuşak rutin
• küçük hedefler
• bölünmüş çalışma
• kısa molalar
“Her şeyi yapmalısın” yerine
“Bugün küçük bir adım yeter” yaklaşımı çok etkilidir.
🌿 GÜÇ SAVAŞINA GİRMEDEN YÖNLENDİRİN
Sınav döneminde:
• baskı
• tehdit
• uzun nasihatler
çoğu zaman direnç üretir.
Bunun yerine:
• kısa cümleler
• net sınırlar
• sakin yönlendirme
daha etkilidir.
“Şimdi 20 dakika birlikte odaklanalım”
gibi basit cümleler bile sistemi düzenler.
🌿 KAYGI ANINDA YAPILMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ ŞEY: DURMAK
Çocuk kaygılandığında:
• uzun konuşmalar
• mantık açıklamaları
• eleştiriler
işe yaramaz.
O anda ihtiyaç olan şey:
• sessizlik
• nefes
• sakin varlık
“Yanındayım, birlikteyiz” hissidir.
🌿 ÖZGÜVEN KAYGIYI AZALTIR
Çocuk:
• yapabildiğini gördükçe
• küçük başarılar yaşadıkça
kaygısı azalır.
Bu yüzden:
• sadece hataya değil
• doğru yapılan küçük şeylere de odaklanmak gerekir.
🌿 KAYGI YÖNETİMİNDE AİLE İÇİN TEMEL İLKELER
✔️ Eleştiriyi azalt
✔️ Kıyaslamayı bırak
✔️ Sakin dil kullan
✔️ Süreç odaklı ol
✔️ Küçük hedefler koy
✔️ Dinle, hemen düzeltme
✔️ Güven mesajını sık ver
✔️ Performansı kimliğe bağlama
🌿 PRATİK SINAV DÖNEMİ EV UYGULAMALARI
• Günlük kısa plan (çok uzun çalışma değil)
• 25-30 dakikalık odak blokları
• Düzenli uyku
• Telefon kullanımında net ama sakin sınır
• Günlük 10-15 dk sadece sohbet (ders değil)
• Her gün 1 olumlu geri bildirim
• “Bugün neyi iyi yaptın?” sorusu
🌿 SON SÖZ
Sınavlar geçer…
Ama çocukluk döneminde kurulan ilişki biçimi kalır.
Bir çocuk en çok şunu hatırlar:
• sınavı değil
• sınav döneminde nasıl hissettiğini
Bu yüzden en büyük başarı,
çocuğun zihnini zorlamak değil,
kalbini güvende tutabilmektir.
Ve çoğu çocuk aslında şunu duymak ister:
“Çalışsan da çalışmasan da
biz senin yanındayız.”
Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.
Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.
Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız,
İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Sabır ve kolaylıklar dilerim
Sevgiyle
ÇİĞDEM URGANCI
PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI
AİLE DANIŞMANI

Günümüzde ailelerin en çok zorlandığı konulardan biri artık çok net:
ekranlar, telefonlar ve dijital dünya.
Birçok anne-baba aynı şeyi söylüyor:
“Telefonu elinden alamıyoruz… vermesek kriz çıkıyor.”
Aslında burada mesele sadece “telefon kullanımı” değil.
Mesele, çocuğun dijital dünyada duygusal bir kaçış alanı bulmasıdır.
Çocuk ve ergen için ekran:
alanına dönüşebilir.
Bu yüzden yasaklamak tek başına çözüm değildir.
Çünkü sadece davranışı değil, ihtiyacı da anlamak gerekir.
Dijital dünyayı tamamen yasaklamak çoğu zaman:
doğurabilir.
Çocuk şunu hisseder:
“Benden bir şey alınıyor.”
Oysa amaç almak değil, denge kurmaktır.
Sadece kontrol edilen çocuk:
Ama ilişkisi güçlü olan çocuk:
Çünkü çocuklar çoğu zaman kurala değil, ilişkiye göre hareket eder.
Dijital bağımlılığı azaltmanın en kritik noktası şudur:
Sadece “alma” değil, yerine koyma gerekir.
Boşalan alan mutlaka dolmak ister.
Sağlıklı yaklaşım:
Örnek:
“Telefonu tamamen yasaklamak yerine belirli saatler arasında kullanabilirsin.”
Ergenler için telefon:
alanıdır.
Bu yüzden tamamen koparmak,
sosyal dünyadan koparmak anlamına gelebilir.
Çocuk şunu çok net hisseder:
Ebeveynin aşırı kaygısı,
çocuğun bağımlılığını artırabilir.
Sakin ebeveyn = düzenleyici ebeveyn.
En büyük hata:
Bunun yerine:
çok daha etkilidir.
“Telefon zamanı bitti, şimdi ara veriyoruz.”
Çocuk ekranı:
kullanır.
Bu yüzden soru şudur:
“Bu çocuk neye kaçıyor?”
Çocuk:
dijital dünyaya daha az ihtiyaç duyar.
Çünkü ekran çoğu zaman
eksik kalan duygunun yerine geçer.
✔ Net ekran saatleri belirle
✔ Tutarlı ol (bugün var yarın yok olmasın)
✔ Alternatif aktiviteler oluştur
✔ Ekran yerine kaliteli ilişki koy
✔ Sürekli eleştirme ve tartışmadan kaçın
✔ Model ol (ebeveyn ekran kullanımı)
✔ Ev içinde ortak zaman yarat
✔ Yasak yerine düzen kur
Dijital dünya artık hayatın bir parçası.
Ama önemli olan çocuğun bu dünyada kaybolmaması.
Bir çocuk en çok şunu duymak ister:
“Biz seni ekrandan koparmaya çalışmıyoruz,
seni hayata yeniden bağlamaya çalışıyoruz.”
Ve bu bağ kurulduğunda
ekran değil, ilişki güç kazanır.
Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.
Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.
Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız,
İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Sabır ve kolaylıklar dilerim
Sevgiyle
ÇİĞDEM URGANCI
PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI
AİLE DANIŞMANI
Bahçeşehir 1. Kısım Mh., Vali Recep Yazıcıoğlu Cd 15A, Doğaparkı Evleri. B-C Blok. Kat.1 Daire. C4 Başakşehir/İstanbul, Türkiye
Bugün | Randevu ile |

ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ
Bahçeşehir 1. Kısım, Vali Recep Yazıcıoglu Caddesi, Başakşehir- İstanbul, Türkiye
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.